MARMARA DİL MERKEZİ

Derslerimizde kitap kullanılmaz. Size kendi tasarımımız olan çok özel sistemimiz ile Gerçek Konuşma İngilizce'sini öğretiyoruz. Tüm öğrencilerimiz her dinlediğini anlayabilen ve kendilerini İngilizce olarak sorunsuz ifade edebilir duruma geliyor.

IELTS ACADEMIC - IELTS GENERAL

ÜCRETSİZ EĞİTİM DEMOMUZA BEKLERİZ

PROFESYONEL İŞ İNGİLİZCESİ FİRMA EĞİTİMLERİ

Başarı garantisini sözleşmemiz ile veririz. Sektörel İş İngilizcesi Eğitimlerinde en kapsamlı içerik, online destek ve detaylı raporlama ile şirketinize en özel eğitimi sunuyoruz.

BAŞARINIZ GARANTİ

Şirket Eğitimleri Öğrencilerimizle, Sınıf Eğitimleri Öğrencilerimizle, Akademik Sınav Hazırlığı Öğrencilerimizle, Bire Bir Eğitim Öğrencimiz, kısacası tüm öğrencilerimizle HER GÜN İLGİLENİYORUZ. Tüm sorularını ve sorunlarını tam zamanında çözüyoruz.

İNGİLİZCE'Yİ KONUŞARAK ÖĞRENİN! HEM ANLAYIN HEM KONUŞUN!

İngilizce'yi konuşmadan öğrenemezsiniz. Tüm dilbilgisi kurallarını öğrencilerimize çok özel sistemimiz ile öğrencilerimizi süekli etkin kılarak ve onları konuşturarak öğretiyoruz.

29 Aralık 2013 Pazar

En çok kullanılan İngilizce deyimler, İngilizce tabirler ve Atasözleri

Merhaba Arkadaşlar,


İngilizce deyimleri ve günlük hayatta çok sık kullanılan tabirleri ve atasözlerini bilmek önemlidir. Bunun için çok güzel kaynaklar hazırlamaktayız. Birinci kaynağımızı da youtube kanalımızdan paylaştık. Çok seveceğinize eminiz.



En çok kullanılan İngilizce deyimler, tabirler ve atasözleri videomuzda hem İngilizce açıklamaları, hem resimli örnek cümleleri hem de Türkçe açıklamaları bulabilirsiniz.





Eğer sorunuz olursa bize iletiniz. İyi seyirler ve iyi öğrenmeler :)

28 Kasım 2013 Perşembe

Harika Bir Blog : Şarkılarla İngilizce Öğren

sarkilarlaingilizceogren.blogspot.com 


Size bugün kendi hazırladığımız harika bir blogu tanıtıyoruz. 

İngilizce öğrenmenin en güzel yolu İngilizce şarkıları dinlemektir ama dinlerken mutlaka şarkı sözlerinin de okunması gerekir. Önemli olan dinlediğinizi anlamanızdır. 

Öğrencilerimize her zaman bunu tavsiye ettik ama öğrencilerin genel sorunu internetteki çevirilerde çok bariz hatalar olmasıydı. Şarkı çeviri sitelerinin pek çoğu çevirileri birbirlerinden kopyalamış olduğundan aynı çeviri hataları pek çok sitede tekrarlanmıştı. 

Ayrıca anlaşılması kolay İngilizce şarkıları bulmakta da öğrenciler çok zorlanıyorlardı. Bu nedenle sizler için eşsiz bir çalışma yaptık ve ŞARKILARLA İNGİLİZCE ÖĞREN blogunu kurduk. Şarkılarla İngilizce Öğren sadece şarkı çevirilerinin yer aldığı bir blogun çok ötesinde. Her şarkı ile birlikte, içinde Türkçe ve İngilizce sözlerin yer aldığı videolar eklenmektedir. Şarkı çevirileri profesyonellerce yapılmakta ve ayrıca öğretmenlerce şarkıda geçen öğrencilerin zorlanacakları dilbilgisi yapıları ve kelimeler not olarak eklenmektedir. 

Anlaşılması kolay şarkılar bölümüne çok daha rahat anlayabileceğiniz şarkıları ekledik, bu bölüm sayesinde daha net anlaşılan şarkılara ulaşabilirsiniz.


Eğer şarkıların resmi ( official ) şarkı sözü videoları yayımlanmışsa bu videoları bloga ekliyoruz eğer yayımlanmamışsa videolar hazırlanıyor ve ekleniyor. Blogun amacı kesinlikle maddi getiri sağlamak değildir. Tek amacımız her yaştan ve seviyeden İngilizce öğrenen kişilere yardımcı bir kaynak sunmaktır. 

Çok işinize yarayacak bu kaynağı zevkle kullanmanızı temenni eder, sizlere iyi seyirler dileriz :)






25 Eylül 2013 Çarşamba

İNGİLİZCE ALTYAZILI FİLM İZLEME SİTELERİ

Merhaba,
İngilizce gelişiminize katkıda bulunabilmek bizim için çok değerli. Blog yazılarımızda sizin gerçek yaşayan İngilizce ile buluşmanızı sağlamaya çalışıyoruz. Gerçek İngilizce nedir? Gerçek İngilizceyi filmlerde geçen cümlelerde ya da İngilizce hazırlanmış gazetelerde ve dergilerde, müzik parçalarında bulabilirsiniz. Ne kadar erken okumaya, dinlemeye ve izlemeye başlarsanız o kadar hızlı ilerlersiniz. Derslerimizde her zaman öğrencilerimizi orijinal yayınları takip etmeleri konusunda teşvik ediyoruz. İnternet sayesinde ücretsiz olarak pek çok kaynağa ulaşmamız mümkün. Kısacası artık İngilizce öğrenmemek için bir bahaneniz kalmadı :)

Intermediate yani orta seviyede İngilizce bilgisine sahipseniz mutlaka İngilizce gazeteleri okumaya ve filmleri İngilizce altyazı ile izlemeye başlamalısınız.






Size tanıtacağımız site FILMPO

Linki : http://filmpo.com/

NASIL İZLEYECEKSİNİZ?
Önce izlemek istediğiniz filmi seçin. Ardından açılan sayfada filmi başlatın. Film başlayınca videonun alt tarafında çıkacak CC yazısının üzerine tıklayın, önünüze altyazı seçenekleri çıkacak. Buradan "İngilizce Altyazı" seçeneğini seçin. Hatta "Options" seçeneğine tıklarsanız altyazının rengini ve boyutunu bile ayarlayabilirsiniz. Bundan sonra tek yapmanız gereken arkanıza yaslanıp filmin keyfini çıkarmak :)

FİLMLERİ NASIL İZLEMELİYİM?
Filmlerde olay örgüsü görsel detaylarla desteklendiği için zaten izlediğinizde belli şeyleri rahatlıkla anlayabiliyorsunuz. Bu nedenle bilmediğiniz kelimeleri çok fazla dert etmeyin ve her kelime için sözlük sitelerine koşmayın. Eğer sürekli izlediğiniz filmi durdurursanız bu çin işkencesinden farksız bir hal alır ve bir müddet sonra sıkılırsınız. Kendinizi anlamak için zorlayın. Zaten altyazılar önünüzde, her kelimeyi tek tek anlamak yerine cümle olarak görün ve bilmediğiniz kelimenin anlamını cümleden çıkarmaya gayret edin. İlk kez filmleri orijinal dilinde ve orijinal altyazıyla izlediğinizde belki sadece %30'unu anlayabileceksiniz ama sakın yılmayın ve izlemeye devam edin. %30'un ne kadar hızlı bir şekilde %40'lara, %50lere çıktığına inanamayacaksınız.

Kendinize güvenin. İleride altyazıları tamamen kaldırıp filmi izleyeceksiniz ama sakın kendinize çok yüklenmeyin. Herkesin hızı birbirinden farklıdır. Kendinizi geçmeye ve bir önceki halinizden daha iyi olmaya gayret edin.

Bize sormak istediğiniz her şey için bize ulaşabilirsiniz. Yardımcı olabilmek ve sorularınıza cevap vermek bizleri çok mutlu ediyor.




19 Eylül 2013 Perşembe

Ücretsiz İngilizce Online E- Dergi Okuma

                                                       

Merhaba,

Bugün sizlere online olarak İngilizce dergi okuyabileceğiniz ve dergileri pdf olarak bilgisayarınıza, tabletlerinize ya da akıllı telefonlarınıza indirebileceğiniz siteleri paylaşacağız.

Unutmayın ki İngilizce öğrenmek sadece dilbilgisini öğrenmek demek değildir. Eğer öğrendiğiniz dilbilgisini sözlü ve yazılı olarak kullanamıyorsanız İngilizce bildiğinizi söyleyemezsiniz.

Eğitimlerimizde her zaman öğrencilerimize orijinal kaynakları öneriyoruz. Günlük gazetelerle ilgili bir yazı ve gazeteleri okuyabileceğiniz linkleri paylaşmıştık sizinle. ( Yazımızı okumak için TIKLAYINIZ )

Dergiler de İngilizce gelişiminize katkıda bulunacak harika araçlardır. İngilizce dergiler okuyarak kelime bilginizi arttırabilir ve özellikle ilginizi çeken konuları takip edebilirsiniz. 

Ücretsiz yayınlanan e-dergiler sayesinde özellikle öğrencilerin dergi maliyetleri yüzünden okuyamama gibi bir bahanesi de kalmadı :)

Size ilk tanıtacağımız site DownMagaz.com


Bu sitede hemen sol taraftaki menü çubuğundan ilginizi çeken konularda yayınlanmış güncel İngilizce dergilere ulaşabilirsiniz.


Başka bir sitede Magazines Download


Aynen bir önceki sitedeki gibi bu sefer sağ taraftaki menüden ilginizi çeken konu başlığına tıklayın ve ilgili dergilerden okumak istediğinizi seçin.

Özellikle Intermediate seviyesinde mutlaka orijinal dilde hazırlanmış dergileri okumaya başlamalısınız. İleri seviyede İngilizce bilgisine sahip kişiler de mutlaka İngilizce dergiler okuyarak mevcut bilgilerini korumalı. Unutmayın ki İngilizce her gün gelişen bir dil. Hemen hemen her ay Oxford sözlüğe yeni kelimeler eklenmektedir. Ne kadar çok okursanız o kadar kendinizi geliştirirsiniz. Her şey bir yana dergi okumak gerçekten eğlenceli bir aktivitedir.

Herkese iyi okumalar :)






2 Eylül 2013 Pazartesi

İNGİLİZE KELİME ÖĞRENME ÇALIŞMASI


Merhaba,

Bugün sizinle çok eğlenceli bir kelime oyunu paylaşıyoruz. Bu oyunda size verilen süre içinde cümleyi doğru kelime ile tamamlamanız gerekiyor.

NASIL OYNANACAK?

Çok kolay öncelikle seviyenizi seçin. Her seviyeyi defalarca oynayabilirsiniz çünkü sürekli farklı cümleler karşınıza geliyor. Ardından soruların yüklenmesini bekleyin. Size üst solda kalan süreniz gösteriliyor. Hemen yanında kalan soru sayısı bilgisi var. Her oyunda toplam 10 soru soruluyor. Eğer Definition'a tıklarsanız, bu buton size bulmanız gereken kelimenin İngilizce karşılığını / anlamını verir ancak sürenizden alır. Soruyu cevapladıktan sonra Definition'a tıklayabilirsiniz. Her hangi bir puan kaybınız olmaz.


TELAFUZ GELİŞTİRMEK İÇİN DE HARİKA BİR OYUN!

Cevabı bildikten sonra hemen altta Listen butonu görünecek. Buraya istediğiniz kadar tıklayıp cümleyi dinleyebilirsiniz.

Oyun bittikten sonra yaptığınız skorları bizimle de paylaşın :)







24 Mayıs 2013 Cuma

PROFICIENCY SINAVINA HAZIRLANAN ÖĞRENCİLER İÇİN SINAV HAZIRLIK TEKNİKLERİ



Bu yazımızda devlet ya da özel üniversitelerin proficiency sınavlarına hazırlacak öğrenciler için tavsiyeler vereceğiz.

Marmara Dil Merkezi olarak, her yıl pek çok öğrencimizi hazırlık atlama, proficiency sınavlarına hazırlamaktayız. Ayrıca yatay geçiş yapacak öğrencilerin bir kısmı da  üniversitede alan derslerine başlamak için bazı üniversitelerimizce zorunlu kılınan proficiency sınavına girmek zorundadır. Öğrencilerimizin bize en çok sordukları soruları bu yazımızda cevaplamaya çalıştık. Umarım bu sınava girecek tüm öğrenci arkadaşlarımıza faydalı olacaktır.

Proficiency sınavlarının içeriklerini üniversiteler karar vermektedir ve içerikler bu nedenle üniversiteden üniversiteye değişiklik arz etmektedir. Ancak önemli olan sınavı ciddiye almak ve ciddi bir alıma sürecinden geçerek bu sınava hazırlanmaktadır.

Proficiency sınavları bazı öğrenciler için tam bir kabustur. Bir yıl hazırlık eğitiminin sonunda bu sınava yeterli özeni göstermeden giren öğrenciler başarısız olmaktadırlar. Bu sınavlar hazırlığı geçmek ya da yatay geçiş yapmak isteyen öğrencilerin girmek zorunda olduğu sınavlardır.

ÜNİVERSİTENİZİN YAPACAĞI SINAVIN İÇERİĞİNİ ÖĞRENİN!


Üniversiteniz sınavda hangi bölümlerden size soru yöneltecek ve içerikleri nasıl olacak, önceden yapılmış sınavlarda ne tarz sorular öğrencilere sorulmuş bu konularda mutlaka bilgi sahibi olun. Sınav içeriği zaten gizli değildir bu konularda bölüm öğretmenlerinize danışın ve örnek soruları ve sınav içeriğini önceden öğrenin.
Bazı üniversitelerde dilbilgisi soruları da öğrencilere yöneltilirken bazı üniversiteler dilbilgisi için bir test uygulamamaktadır. Genellikle bu tarz sınavlarda dinleme, okuduğunu anlama ve yazma becerileri ölçülmektedir. Ancak daha önce de belirttiğimiz gibi içerik üniversitelere göre değiştiği için en sağlıklı bilgiyi okuldaki ilgili eğitmenlerden alabilirsiniz.

DİLBİLGİSİ HAKİMİYETİNİN ÖNEMİ

Sınavda size dilbilgisi sorulsun ya da sorulmasın eğer dilbilgisini bilmiyorsanız  dinlediğinizi ve okuduğunuzu anlamanız  ayrıca  iyi bir kompozisyon ( essay ) yazmanız mümkün değildir. Bu nedenle öncelikle dilbilgisi konusunda kendinizi geliştirmelisiniz.  Dilbilgisi sizin doğru cümleler kurmanız ve okuduklarınızı anlamanız konusunda kilit bir pozisyon teşkil etmektedir.

KELİME BİLGİSİNİN ARTTIRILMASI

Dilbilgisi kadar önemli diğer bir nokta da kelime bilgisinin olabildiğince arttırılmasıdır.

NASIL KELİME ÖĞRENİLİR?

Kelime ezberlemek işinize yaramaz. Kelime kartları alarak buradaki kelimeleri ezberlemek ya da kelime listeleri indirip onları ezberlemek işinize yaramaz.  Kelimeleri kullanmayı öğrenmek zorundasınız. Bunun için sınav öncesinde mutlaka bir uzman öğretmeninizden yardım istemelisiniz. Bu konuda danışmak için bize de ulaşabilirsiniz ( info@marmaradilmerkezi.com

Kelime öğrenmenin en güzel ve eğlenceli yolu kısa filmler izlemektir ( blogumuzda da paylaştığımız Extr@ serisi gibi ) ; İngilizce altyazısı olan İngilizce videoları izlemektir. Örneğin  http://elllo.org sitesinde pek çok faydalı video bulabilirsiniz. 

Eğer İngilizce seviyeniz yüksekse http://www.ted.com/ adresinden videoları bol bol izleyin, zaten buradaki videoları sorunsuz anlar ya da genelinden söylenilenleri anlar durumdaysanız dinleme bölümü sizin için sorun olmayacaktır ve kelime bilginiz de sınav için yeterli olacaktır.

İngilizce öğrenmenin en eğlenceli yolları yazımızda da bu konuya değinmiştik. Okumak için tıklayınız.

KENDİ KENDİNE ÇALIŞMANIN ÖNEMİ

Sınava hazırlanmak için bir kursa gidebilir ya da üniversitedeki dersleri hazırlanmak için yeterli görebilirsiniz ama çok yoğun bir şekilde eğitim de alsanız mutlaka günlük olarak tekrarları yapmaz ve ciddi bir çalışma sistemine adapte olmazsanız bu sınavları başarmanıza imkan yoktur.

BİR EĞİTMENLE ÇALIŞMANIN  ÖNEMİ

Eğer İngilizce bilginiz zayıfsa mutlaka bir eğitmenden destek almalısınız, bu eğitmenin size ders anlatması yeterli değildir, sizin günlük çalışma planınızı da organize edecek bir eğitim koçu olmalıdır eğitmeniniz. Size eve gittiğinizde yapmanız gereken çalışmaları vermeli ve düzenli olarak sizi kontrol etmelidir.

Sizi disiplinli olarak çalışmaya teşvik etmeli ve günlük çalışmalarınızı çok düzenli olarak takip etmeli, ihtiyacınız olduğunda sizi motive etmelidir. Sınav hazırlık süreci biraz stresli olabilir ve öğretmeniniz sizi bu dönemde doğru olarak yönlendirmeli ve stres düzeyinizi minimuma indirmenize yardımcı olmalıdır. Öğrenci öğretmen  uyumu gerçekten çok önemlidir. Biz sınav hazırlık eğitimlerimizde sadece sınavlar konusunda uzman öğretmenlerle öğrencilerimizi çalıştırmaktayız. Öğretmenlerimiz öğrencilerini dinleyen, onlara en doğru eğitimi veren ve onları sürekli kontrol eden ve doğru şekilde hazırlanmış bir planı uygularken öğrencilerini sürekli motive eden profesyonellerdir. 


DİNLEME BECERİSİNİ GELİŞTİRMEK

Çoğu üniversite proficiency sınavında dinleme bölümü vardır ve dinlerken not almanız gerekmektedir. Not alma tekniklerini öğrenmelisiniz.  Seviyenize uygun parçaların dinleme çalışmaları ile başlamalısınız. 

Kelime bilginizi arttırma yöntemleri bölümünde bu konu ile ilgili birkaç link paylaşmıştık. Üniversite hazırlıkta okuduğunuz ders kitabının dinleme çalışmalarını yapmakla işe başlayabilirsiniz. Aslında henüz hazırlık öğrencisiyken dinleme çalışmalarına gereken önemi veren tüm öğrenciler bu bölümde zorlanmamaktadır ancak hazırlık bitirmiş ama sene içinde düzenli dinleme çalışmamı öğrenciler de uzman bir eğitmenin yardımı ile dinleme bölümünde yaşadıkları büyük sorunun altından kalkabilirler. Ancak yine bu noktada da düzenli olarak çalışma yapmak zorunludur.

OKUMA BECERİSİNİ GELİŞTİRMEK

Sınava yönelik hazırlanmış kitapları ya da ders notlarını üniversitenizin kırtasiyelerinde bulabilir ya da öğretmenlerinizden isteyebilirsiniz. Burada konu çeşitliliği geniştir ancak akademik olmakla birlikte her bölüm öğrencisinin anlayabileceği şekilde hazırlanmış parçalar öğretmenlerce seçilmektedir. Bu parçaları gerçekten anlayarak okumalısınız ve kelimelerin, yapıların kullanılış şekillerine dikkat etmelisiniz.


YAZMA BECERİSİNİN GELİŞTİRİLMESİ


Kompozisyon ( essay ) yazmak  pek çok öğrencinin en çok zorlandığı şeydir. Öğrencilerin genel şikayetleri “Türkçe’de bile ben bu konuda bir şey yazamam.” şeklindedir. Ama unutmayın ki artık siz üniversitelisiniz ve her konuda bir fikriniz olması gereklidir.  Kompozisyon konuları uzmanlık gerektiren konularda değildir; çok daha geneldir. Kısacası istisnasız her öğrencinin mutlaka fikri olabilecek konulardan seçilirler. Hiçbir üniversite sizden deniz analarının ekolojik dengedeki yeri nedir?  şeklinde bir soruya cevap vermenizi beklemez ancak size “Küresel ısınmanın etkileri nelerdir? " şeklinde bir soru yöneltebilirler.  

Kompozisyon yazımında belli kurallar vardır. Bu kuralları daha önce sitemizden de paylaşmıştık. Her yıl öğrenciler bize ulaşıyor ve danışıyorlar biz de onlara elimizden geldiğince yardımcı oluyor ve merak ettikleri konularda paylaşımlarda bulunuyoruz.

KOMPOZİSYON ( ESSAY ) YAZMA TEKNİKLERİ İÇİN FAYDALI MATERYALLER


Kompozisyon yazma kurallarını anlatan yazı ve örnek metinler için tıklayınız.

Kompozisyon yazarken kullanabileceğiniz kalıplar için tıklayınız.

Eğer sınavı ciddiye alır ve düzenli olarak çalışırsanız barılı olacaksınız ama düzenli çalışma daha önce de pek çok kez bahsettiğimiz gibi çok önemlidir.  Eğer danışmak istediğiniz bir konu olursa bize ulaşınız. Sınavınızda başarılar dileriz. 

28 Şubat 2013 Perşembe

USAGE OF GET



"GET" FİİLİNİN KULLANIM YERLERİ 

İngilizcede pek çok farklı kombinasyonda İngilizce öğrenenlerin karşısına çıkan Get fiilinin kullanımı hakkında bilgi edinebileceğiniz muhteşem bir kaynak hazırladık. Öğrencilerimizin en çok sordukları konu olan "get" fiilinin kullanım yerleri dersimizin çok işinize yarayacağını düşünüyoruz. Dersin en sonunda "get" ile en çok kullanılan Pharsal Verbs konusu da eklendi. 

1- Get = Acquire ( Edinmek )–Come into the possession of something. ( Bir şeye sahip olmak edinmek anlamında get kullanımı )

 "She got a lot of experience about child bringing" ( Çocuk yetiştirme ile ilgili çok tecrübesi var. )

 "They got a new car. ( Yeni bir arabaları var.)




"Don’t forget to get your results from Dr. Öz tomorrow. " (Yarın Dr Öz’den sonuçlarını almayı unutma.)



2- Get = Become -To change into a state. (Olmak, bir durumun değişmesi )



"My mom got annoyed when she learned that I had failed" ( Başarısız olduğumu öğrendiğinde annem sinirlendi. )





 "The situation must be getting more serious" ( Durum daha ciddileşiyor olmalı. )


3- Get = Receive - Receive something. (Bir şey almak )



"I got a new dress for the wedding party." ( Düğün için yeni bir elbise aldım. )




 "His new book got a good review" ( Yeni kitabı iyi bir önizlenim aldı.)

 "I got the notes from my girlfriend." ( Notları kız arkadaşımdan aldım.)

“We get the Times on Sunday.” (Pazarları The Times alırız.)


4- Get = Arrive - Reach a destination. ( Varmak )


"We got to the hotel at 11 o'clock" (Otele 11’de vardık.)






"She should have got to the meeting on time" (Toplantıya vaktinde varmalıydı.)


5- Get = Bring, Fetch - Go and bring or take back. ( Getirmek, Alıp getirmek )


"Get me the newspaper over there!" ( Oradaki gazeteyi bana getir.)






“Please get me a cup of coffee.” (Lütfen bana bir fincan kahve getirin.)

“Get my book with you.” (Kitabımı yanında getir. )

6- Get = Understand

I don’t get it. (Anlamıyorum.)

Did you get the solution? (Çözümü anladın mı?)


7-Get = Put somebody through ( Telefonda birini bağlamak )

Could you get me Mr Yang right away, please? ( Lütfen beni hemen Yang Beye bağlar mısınız?)

Please get me the HR Departmant. ( Lütfen beni İK Departmanına bağlayın. )




8-  Get = Reach by phone (Telefonla ulaşmak )

Can you give me  a number where I can get a responsible person if there is a problem? ( Bir sorun olursa telefonla ulaşabileceğim sorumlu bir kişinin numarasını verebilir misiniz?)

I can’t get Piere. ( Piere’e ulaşamıyorum. )


9- Get = Prepare meal, prepare sth. ( Yemek, bir şeyler  hazırlamak)

We will start getting lunch.  ( Öğle yemeğini hazırlamaya başlayacağız.) 

I will get you breakfast. ( Sana kahvaltı hazırlayayım. )





10.  Get = Receive broadcast (Radyo ya da televizyon kanalını çekmek )

We can’t get Business Channel.  ( Business Channel çekmiyor. )

We can’t get any signal for the radio. ( Radyo sinyali çekmiyor. )

11. Get= Experience, undergo of mental or physical states or experiences. ( Deneyinlemek )

  "She gets vertigo when she rides horse." ( Ata bindiğinde başı dönüyor. )

“She gets nauseous when she drinks too much.” ( Çok içtiğinde midesi bulanır. )

12. Get = Make, score, achieve a point or goal. ( Not almak, puan almak, maçta skor yapmak )

"He got a 80 from history" ( Tarihten 80 aldı. )


"The Brazilian team got 4 goals" ( Brezilya 4 gol attı. )






 "She got 29 points from English test. ( İngilizce testinden 29 puan aldı. )

13. Get = Contract, take, be stricken by an illness, fall victim to an illness. ( Hastalığa yakalanmak. )

 "He got AIDS" ( Aids oldu. )

 "She got pneumonia" ( Zatüre oldu. )

“She got a cold from his class mate.” (Sınıf arkadaşından soğuk algınlığı bulaştı / aldı )

14. Get = Induce, stimulate, cause, make someone do, cause to do; cause to act in a certain way ( Ikna etmek, kandırmak, teşvik etmek )



"My children finally got me to buy an ipad" ( Çocuklarım en sonunda beni ipad almaya ikna ettiler. )






"My teacher got me to pay attention to the lesson." ( Öğretmen derse dikkat etmem için beni teşvik etti. )

15. Get = pay back, take vengeance on or get even.  Geri ödeme, intikam alma.

We'll get them!" ( Onlara ödedelim. / Onları haklayalım. )

"This time I got him" ( Bu sefer ona ödettim. / Onu hakladım. )

16. Get = To catch or take ( Yakalamak, binmek )

“I got the 4.00 train to New York.” ( New York’a giden 4.00 trenini yakaladım / 4.00 trenine bindim. )

“If you get the bus at 2 o’clock we will be able to meet at my office at 4.00. “( Eğer 2 otobüsüne binersen saat 4’te ofisimde buluşabileceğiz. )



17.  Get = To communicate with (Ulaşmak, iletişime geçmek )

“I got him by phone.” (Ona telefonla ulaştım. )

“He got me by mail.” ( Bana mail ile ulaştı. )

18. Get = To have a strong effect on. (Üzerinde güçlü bir etki bırakmak. )

“That film really got me.” (Film benim üzerimde güçlü bir etki bıraktı. / Film beni sardı. )

"The book I am reading at the moment got me. I can’t help myself reading it all the time.” ( Şu anda okuduğum kitap beni sardı, onu sürekli  okumadan duramıyorum. )







19. Get = To capture or seize. ( Yakalamak.)


“The police got him.” (Polis onu yakaladı. )







“ I got a screen capture.” ( Bir ekran görüntüsü yakaladım. )

20. Get = To earn ( Kazanmak )

“I get $7 an hour.”(Saatte 7 dolar kazandım.)

“I helped him and I got 100 dollars.”( Ona yardım ettim ve 100 dolar kazandım. )

21. Get in passive sentences

“I got hurt because I fell from the bike.” ( İncindim çünkü bisikletten düştüm. )

22. Get : When get is followed by an adjective, it usually means 'become'. ( Get eğer bir sıfatın önünde kullanıldıysa anlamı “olmak” filline yakındır. Sıfatla kullanımında passive cümle mantığı hakimdir. Heyecanlanmak : başka bir nedenden ötürü; Sinirlenmek: bir nedenden ötürü vb. )

“Get ready to leave in five seconds.” ( 5 dk içinde ayrılmak için hazır ol. )

“When I get nervous, I eat too much.” ( Sinirlendiğimde/ gerildiğimde çok yerim. )

“I get excited when I see him.” ( Onu gördüğümde heyecanlanırım. )

“Please get the children ready.” ( Lütfen çocukları hazırla. )

“I am getting angry.” ( Kızıyorum. )

“It's getting hotter.” ( Hava ısınıyor. )

“It gets dark very early in the winter.” ( Kışın hava erken kararır. )

“Don't touch the stove until is gets cool.” ( Soğuyana kadar fırına dokunma. )


23. Get can be used with a past participle. This structure is often used to talk about things thay we 'do to ourselves'. Common expressions are 'get married', 'get divorced','get engaged','get lost','get dressed' etc. (Evlenmek, boşanmak vb. yapılar sıklıkla 'get' ile kullanılır.


“They are getting married in May.” ( Mayısta evleniyorlar. )






“I never got interviewed.”  ( Hiç mülakata girmedim. )

“Get dressed in five minutes.” ( 5 dk içinde giyin. )

“I got lost.” ( Kayboldum. )

24.  GET STH DONE : Bir işi yaptırtmak, ettirgen ( Bu  yapı HAVE STH DONE yapısı gibidir. )

“We are getting the house painted.” ( Evi boyatıyoruz. )

“I must get my hair cut.” ( Saçımı kestirtmem lazım. )

25. GET USED TO: Alışmak anlamı

Şu anda bir şeye alışmakta olduğumuzu anlatırken,  "am, is, are getting used to" kullanırız.

 “I'm getting used to living in New York.” (New York’ta yaşamaya alışıyorum.)

“Did you get used to driving in İstanbul?” ( İstanbul’da araba sürmeye alıştın mı?)

“I'm not getting used to doing housework on my own.” (Kendi kendime ev işi yapmaya alışamıyorum.)

“You can get used to cooking soon.” ( Yakında yemek pişirmeye alışabilirsin. )

26. Get = Answer the phone & door. ( Telefona ya da kapıya bakmak )

Will you get the phone? (Telefona bakar mısın? )

I will get the door. ( Kapıyı açıyorum.)

27.Get = Start ( Başlamak. )

I got studying yesterday. ( Dün çalışmaya başladım. )

She will get working in here for the summer term. ( Yaz dönemi için burada çalışmaya başlayacak.)

28. Get = Punishment ( Ceza almak.)

“I got a parking ticket.”( Park cezası aldım.)

“He got seven years for kidnapping.” ( Adam kaçırmadan 7 yıl aldı. )

29. Get = Employ (işe girmek)


After the university I got a job immediately. ( Üniversiteden sonra hemen işe girdim.)

I will get a new job. ( Yeni bir işe gireceğim.)







30. GOTTA = HAVE TO

I gotta finish my homework by Friday. ( Cumaya kadar ödevimi bitirmeliyim.)

I gotta go. ( Gitmek zorundayım.)

PHRASAL VERBS

Bu konu dünyanın neresinde olursa olsun öğrencilere hep çok zor gelmiştir, Phrasal Verbs’ü ( Öbek Eylemler ) öğrenmenin en kolay yolu yeni öğrendiklerinizi bol bol cümleler içinde kullanmaktır. Sadece ezber yaparak bu yapıları öğrenemezsiniz. Lütfen aşağıda anlamlarını verdiğimiz yapılarla pek çok farklı cümle yapın.

Get in :  Arabaya binmek.   

After I got in he immediately drove off.



Get on : Uçağa, trene, otobüse vb. binmek. 

 We got on the bus at 10.00




Get off : Uçaktan, arabadan, trenden, otobüsten vb.  inmek.

 We got off the plane at 5pm.




Get a plus : Artı kazanmak.      

I got a plus at work by making a perfect presentation. ( Harika bir sunum yaparak işte bir artı kazandım.)




Get ahead of : Geçmek (rakibi) 

He got ahead of all the runners.
( Tüm koşucuları geride bıraktı.)



Get along with sb. : Biriyle iyi geçinmek.  

I get along with my sister. 

(Kardeşimle iyi anlaşırım.)



Get back on the rails :  Yoluna koymak. Everything was getting worse and when the new manager started the work he got the business back on the rail. ( Her şey kötüye gidiyordu ama yeni müdür işe başladığında her şeyi yoluna koydu. )

Get bad vibes from: Negatif enerji almak. 

When we met for the first time I got bad vibes from him. ( Onunla ilk buluştuğumda ondan kötü bir enerji aldım. )



 Get behind in sth. : Bir işin gerisinde kalmak.  

 We have already got behind with the project. 
( Projede geride kaldık.)



Get by  : İki yakasını bir araya getirmek, idare etmek, geçinmek; sollamak.

 We are trying hard to get by. ( Geçinmek için çok uğraşıyoruz. )



Get caught: Yakalanmak, enselenmek. 

The thief got caught. 
( Hırsız yakalandı.)



Get down : Hayal kırıklığına uğratmak.  I won’t get you down. ( Seni hayal kırıklığına uğratmayacağım.)

Get into a difficult situation : Zor duruma düşmek, müşkül olmak.

 When my boss understood my lie I got into a difficult situation.

(Patronum yalanımı anladığında zor bir durumda kaldım.)

Get into a dilemma : Çıkmaza girmek, ikileme düşmek. 

I love him but on the other hand I am not very sure about our marriage, I got into a dilemma. (Onu seviyorum ama evliliğimiz hakkında çok emin değilim, ikilemde kaldım. )



Get off work : İşten çıkmak (mesainin bitmesi). We get off work at 7. ( İşten 7’de çıkarız. )

Get over : Bir hastalığın geçmesi, bir sıktıdan kurtulmak, atlatmak, üstesinden gelmek. He caught flu but he got over it. ( Gribe yakalandı ama onu atlattı.)

Get positive energy : Pozitif enerji almak.

 I got positive energy from her. 
( Ondan pozitif enerji aldım. )







Get rid of : Başindan atmak, kurtulmak (birisinden) I wanna get rid of this trouble. ( Bu belayı başımdan atmak istiyorum. )

Let´s get moving! : Haydi gidelim! There is a perfect film. Let’s get moving! ( Harika bir film var. Haydi gidelim. )

Get a master's degree : Yüksek lisans eğitimi almak. 

After university I got my master degree at Bristol University. 

(Universiteden sonra Bristol Üniversitesinde yüksek lisans yaptım. )



Get position : Pozisyon almak. The basketball players got their position. ( Basketbol oyuncuları pozisyonlarını aldılar. )

Get away : Kaçmak, kurtulmak, yanına kar kalmak. Nobody found the criminals. They got away. ( Kimse suçluları bulamadı. Onar kurtuldular. )